Prof.Dr.Ferit ÇİÇEKÇİOĞLU​

Kalp Ve Damar Cerrahisi Uzmanı

Toplardamarların genişleyerek kıvrımlar yapması ve deri altında mavi renkte görülmesidir. Toplardamar kapakçığındaki yetmezlik sonucu ortaya çıkar.

Bacaklarımızdaki toplardamarlar kirli kanı akciğerlere ve kalbe taşıyan damarlardır. Bu damarların içinde kanın kalbe doğru akımını sağlayan ve aşağıya doğru kanın toplanmasını engelleyen kapaklar vardır. Ancak kapaklarda meydana gelen hasar, kanın ters yönde basınç oluşturmasına neden olur ve böylece varisler meydana gelir.

Kapak hastalıklarında cerrahi girişim iki şekilde olmaktadır. Birincisi kapak değişimi ameliyatları , ikincisi ise kapak tamiri ameliyatlarıdır. Uygun vakalarda kapak tamiri yapmak her zaman ilk tercih olmalıdır.  Çünkü kapak tamiri yapılan hastalarda kalp fonksiyonları daha iyi korunmakta ve coumadin gibi pıhtılaşmayı önleyici ilaçların kullanılmasına gerek kalmamakta böylece  bu gibi ilaçların neden olduğu bir çok ya etkiden hasta kurtarılmış olmaktadır.

Kapak tamiri sayesinde, kapak değişimi ameliyatlarından sonra takılan kapakta oluşabilecek fonksiyon bozukluklarından ve yapay kapak enfeksiyonlarınan da hasta korunmuş olur.

Mitral kapak hastalığı, mitral kapakta yaşanan düzensiz durumları anlatan bir ifadedir. Bu kapak kalbinizin sol karıncık ile sol kulakçığı arasında yer alır. Kanın sol kulakçıktan sol karıncığa düzgün bir şekilde akmasını ve sol kulakçığa geri kaçmamasını sağlar.

Mitral kapak düzgün şekilde çalışmadığında kalbiniz vücudunuz için gerekli olan oksijenlenmiş kanı yeterli şekilde pompalayamaz. Mitral kapak hastalığı son derece ciddi bir tablo olabilir. Tedavi edilmemesi halinde kalp krizine veya ciddi sonuçları olan aritmiye yol açabilir.

Aort Kapak Hastalığı, kalbinizin ana kan pompalama odacığı olan sol karıncık ile ana arter aort arasında bulunan kapağın düzgün şekilde çalışmamasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Aort kapak hastalığı bazen doğuştan gelen bir rahatsızlık olabilir ki buna konjenital kalp rahatsızlığı denir veya diğer sebeplerden ötürü ortaya çıkabilir.

Halk arasında “kalbin delik olması” olarak bilinen, VSD, ASD, PDA, AORT koaktasyonu v.s gibi hastalıklar erişkin yaşlara kadar gelebilir. Örneğin  Atriyal Septal Defekt (ASD) kalbin üst odacıkları, kulakçıklar arasındaki duvarın tam olarak kapanmamasıyla ortaya çıkan konjenital (doğuştan gelen) kalp defektidir.

Kalbin sol ve sağ taraflarını birbirinden ayıran duvar septum olarak adlandırılır. Bu duvarda büyük bir defektin bulunması demek çok miktarda oksijen açısından zengin kanın sol kulakçıktan sağ kulakçığa geri kaçması anlamına gelir. Ardından bu kan, zaten oksijen açısından zengin olmasına karşın tekrar akciğerlere pompalanır. Bu son derece verimsiz bir durum doğurur, çünkü zaten oksijenlenmiş olan kan oksijen ihtiyacı olan kanın yerini almış olur. Bu defekte sahip çoğu insanda ya çok az semptom görülür ya da hiç görülmez.

Akciğerlere yüksek miktarda kan akışı bir ıslık sesine sebep olur ki buna kalp hırıltısı adı verilir. Kardiyolog tarafından duyulan bu hırıltı çocukta bir atriyal kalp defekti bulunduğunun ipucu olabilir. ASD atriyal septum üzerinde farklı yerlerde ve farklı büyüklüklerde olabilir. Defektin semptomları ve tedavisi bu faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Nadir görülen bazı durumlarda, ASD daha kompleks bir konjenital kalp rahatsızlığının bir parçası olarak ortaya çıkabilir. ASD’nin neden kız çocuklarında erkek çocuklarına göre daha yaygın olarak görüldüğünün net bir cevabı yoktur.

Kalbi besleyen damarlardaki yağlanma ve kireçlenmeye (ateroskleroz) bağlı olarak, kalbe yeterince kan gitmemesi sonucunda gelişen hastalıklardır.Kalbi besleyen sağ ve sol ana damar bulunmaktadır.Bu damarlarda oluşacak darlıklar veya tamamen tıkanmalar nedeni ile başta kalp krizi olmak üzere , kalp yetmezliği , şiddetli göğüs ağrısı , ritim bozukluğu , felç v.s gibi durumlarla karşılaşılabilir.

Göğüs ağrısı olan hastaların en kısa zamanda kalp doktoruna başvurmaları gerekir.Tanı konulduktan sonra uyugun hastalarda Stent veya Kroner bypass ameliyatı ile hastalar sağlığına kavuşabilir.

Aort anevrizması aortta, aort duvarının zayıf olduğu alanlarda gelişen bir balonlaşmadır. Aortun içinden pompalanan kanın basıncı, zayıflayan kısmın bir balon gibi dışarıya genişlemesine neden olur.
Anevrizma aortun herhangi bir kısmında gelişebilir. Anevrizmanın türünü,bulunduğu yer belirler:

„ Abdominal aort anevrizmaları aortun
abdomenden geçen kısmında meydana gelir.
Aort anevrizmalarının en yaygın görülen türüdür.
„ Torasik aort anevrizmaları aortun göğüs
içindeki kısmında meydana gelir. Torasik bir aort
anevrizması aort kökünde, çıkan aortta, arkus
aortada (göğüs içinde aortun büküldüğü kısım)
veya inen aortta gelişebilir.

Aort anevrizması olan hastaların çoğunda hiçbir şikayet
görülmez. Anevrizma genellikle başka ve ilgisiz bir durum
için yapılan rutin sağlık tetkikleri sırasında bir röntgen filmi
ile keşfedilir.

Abdominal Aort Anevrizması Taraması
Abdominal ultrasonografi, aort anevrizması riski
yüksek kişilerde kullanılması gereken, abdominal
aort anevrizma taraması için etkili bir önleyici tarama
yöntemidir.

„ 60-85 yaş arasındaki tüm erkekler
„ Kardiyovasküler risk faktörleri olan tüm 60-85 yaş
arası kadınlar
„ Ailesinde abdominal aort anevrizması öyküsü olan
50 yaş ve üstü tüm erkek ve kadınlar.

Aort anevrizmasının risk faktörleri nelerdir?
Kalp krizi içinde geçerli olan risk faktörlerinden
bazıları aort anevrizması riskini de artırır:
„ Ateroskleroz (arter duvarlarında sertleşme)
„ Yüksek tansiyon
„ Diyabet
„ Yüksek kolesterol
„ Sigara içme
„ Kalıtsal
„ Biküspit aort kapağı
Yaralanma veya enfeksiyon da, aort duvarları
zayıflamışsa anevrizmanın gelişmesine yol açabilir.

Aort anevrizmaları nasıl tedavi edilir?
Aort anevrizmalarının tedavisi, açık ameliyat veya
endovasküler onarım teknikleridir. Bunlar farklı uzmanlık
alanlarından doktorların ekip olarak birlikte çalıştığı
karmaşık prosedürlerdir.

Anevrizmaların boyutu zamanla büyüyebilir. Bir anevrizma genişledikçe, semptomlara neden olmaya başlayabilir. Anevrizma çok fazla büyüdüğünde yırtılabilir ve hayati tehlike oluşturan bir kanamaya veya anında ölüme yol açabilir — önceden hiçbir uyarı vermeden.

 

GALERİ

ÇALIŞMA ALANLARI - OPERASYONLAR

İman tahtası denilen göğüs kemiğini (26 – 30 cm) kesmeden koltuk altından 5 – 7 cm kesi ile ameliyatı gerçekleştiriyoruz. Yara izi koltuk altında kalıyor. Kişi ayna karşısında kolunu havaya kaldırmadıkça kendisi veya çevresindekiler ameliyat izini göremez.

Koroner damarda tıkanıklık olan bölümün ilerisine, vücudun başka bir bölgesinden alınan yeni damar kullanılarak, kanın ulaştırılmasıdır. Köprüleme ameliyatı da denebilir. Bu yolla tıkanık alanın üzerinden kan yeni damar köprüsüyle aşıp uzaktaki kalp kaslarına ulaştırılır.

Varis vücudumuzda kirli kanı taşıyan toplardamarların balonlaşmasıdır. Tıpta toplardamarlara ven adını veriyoruz. Venlerin normal çaplarının üzerine çıkıp, uzayıp, kıvrılarak cilt altında görünür hale gelmesi olayına varis demekteyiz. Varis oluşan venlerde zamanla fonksiyon kaybı başlamaktadır.

Üst düzey bilgi birikimi, tecrübe ve sabır gerektiren, cerrah için oldukça zahmetli bir ameliyat yöntemidir. Ancak başarılı olduğunda da hasta için çok faydalı bir yöntemdir. Mitral Kapak Yetmezliği olgularında kapak tamirinin en iyi yöntem olduğu bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmıştır. Mümkün olduğu müddetçe etiyolojisi (sebebi) ister romatizmal olsun, isterse dejenerativ olsun, mitral kapak mutlaka tamir edilmelidir. Uzun dönem klinik çalışmalar hasta için en faydalı, en sağlıklı ve komplikasyonları en az olan yöntemin “Tamir” olduğunu kanıtlamıştır. Koltuk Altı Ameliyatı ise Mitral Tamir olgularında uygulanabilir.

‘Çalışan kalpte bypass’ ya da ‘Beating heart ameliyatları’ denilir. Bu yöntemde kalbi durdurmadan ve hastayı kalp akciğer makinasına bağlamadan ameliyatı gerçekleştiriyoruz. Kalbin tüm damarlarına kalp çalışmaya devam ederken yani atan kalpte bypass yapabilmekteyiz.

Ana yüzeyel toplardamarında (safen ven) ileri kapakçık yetmezliği olan hastalarda safen venin kesi yapmadan içten kapatılması işlemidir. Bu hastalarda diz üstünden lokal anestezi ile küçük bir iğne kullanarak safen vene girilir. Buradan kılavuz tel aracılığıyla lazer demeti ilerletilir. Doppler kontrolünde yerleştirilir. Lazer kaynağını çalıştırarak damarı içeriden kapatılır. Bu yolla bacağa herhangi bir kesi yapmadan çok kısa sürede işlem tamamlanmış olur. Hasta aynı gün ayağa kalkar.

Atardamarlar ( arterler ) vücutta temiz kan olarak bilinen oksijen ve besin açısından zengin kanı kalpten tüm organlara iletirler. Bu damarların iç yüzeyi kanın rahatça akmasını sağlayacak adeta kadifemsi nitelikte endotel dediğimiz bir doku ile kaplıdır. Endotel dokusu damar sertliği olarak bilinen aterosklerozun gelişmesi ile bozulmaktadır. Aterosklerozun ilerlemesi ile bacak atardamarlarında daralma ya da tıkanıklık gelişebilmektedir. Yaşlılar daha çok risk altındadır.

Aort kapak nedir?

Aort kapak, kalbimiz ile kanın kalbimizden tüm organlara dağılmasına aracılık eden ana atardamar olan Aorta arasında bulunan kapakçıktır. Normalde 3 yaprakçığı vardır. Bu üç yaprakçık kalbimiz kasılırken açılır, gevşediği zaman ise kapanır. Bu yolla su şebekesindeki tek yönlü vana gibi kanın kalbe geri kaçmadan vücuda dağılmasını sağlar.

Aort Darlığı Nedir?

Aort kapaktan kanın geçtiği alan normalde 2.5 – 3.5 cm2dir. Herhangi bir nedenle bu alan 1.5 cm2 altına indiğinde belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Bu dönemde sol karıncık dar olan kapaktan kanı vücuda pompalayabilmek için kas kitlesini arttırmaya ve büyümeye (hipertrofi) başlar.

Hakkımda

Biyografi

1969 yılında Hatay’ın Antakya ilçesinde doğdum. İlkokul ve Ortaokul eğitimini Serinyol İlkokulu’nda; Lise eğitimimi ise Serinyol Lisesi’nde tamamladım.  Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesin’ den 1994 yılında mezun oldum. 1994-1997 yılları arasında, ŞIRNAK- İDİL Merkez Sağlık Ocağında Mecburi hizmet ve Sağlık Grup Başkanlığı yaptım.  İdil Devlet Hastanesinin hizmete açılmasında görev aldım. 1997’de, Ankara Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisinde asistan olarak göreve başladım. Aralık 2002 yılında Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı oldum. 08. 01. 2009  tarihinde girdiğim sınavla Kalp ve Damar cerrahisi  Doçenti oldum. Ocak 2013 tarihine kadar Ankara Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi kliniğinde  çalıştım. 2013 yılının başından itibaren Ankara Özel SİNCAN KORU Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünde Klinik Şefi olarak çalıştım.  Yayımlanmış uluslar arası 46  bilimsel makale (pubmed, sci, sci-expanded vs. taranan) ve diğer hakemli dergilerde (ULAKBİM, Türkiye Atıf Dizini vs taranan) yayımlanmış 52 ADET  makalelerim mevcuttur. Mesleğimle ilgili kitap bölüm yazarlığım ve çevirilerim mevcuttur. Sorumlu cerrah olarak 2500′ ün üzerinde Açık Kalp ve 1000’in üzerinde vasküler cerrahi girişimde bulundum.  Yurt içi ve yurt dışı Kongrelerde sunulmuş çok sayıda bildirim (bilimsel sunum) ve bilimsel çalışmam mevcuttur.

Bir çok Devlet hastanesinin Kalp ve Damar Cerrahisinin kurulma aşamasında görev aldım ( Denizli Devlet Hastanesi, Erzurum Eğitim Araştırma Hastanesi, Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi).

Çalışan Kalpte Kapak Cerrahisi, Re-operasyonlar, Triküspit Kapak Cerrahisi konularında, yurt içi ve yurt dışı saygın dergilerde bilimsel yayınlarım mevcuttur. Çalışan Kalpte Kapak Cerrahisi konusunda yaptığımız çalışmalar, ulusal ve uluslararası birçok dergi ve kitapta  referans olarak gösterilmiştir. Ayrıca, dört uzmanlık tezine konu olmuştur. Vaka sayısı olarak Türkiye’nin  en büyük, uluslararası düzeyde ise  sayılı  vaka serilerinden birisidir. Triküspit Kapak Cerrahisi konusundaki çalışmalarım ise iki uzmanlık tezine konu olmuştur. Toplamda  sekiz uzmanlık tezinde tez danışmanlığı yaptım. Kalp nakli ekibinde yer aldım ve donör kalbi hazırladım.

Halen Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim dalında Kurucu Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktayım.

Evli ve iki çocuk babasıyım, iyi düzeyde İngilizce biliyorum.

Kişisel Bilgiler

  • 0505 789 75 41 - 0542 623 91 11
  • Yozgat Bozok Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi
  • yonetici@feritcicekcioglu.com


Özel ilgi alanlarım ;

-Koroner  baypas cerrahisi,

-Aort kapak cerrahisi,

-Mitral kapak cerrahisi (TAMİR-REPLASMAN),

-Triküspit kapak cerrahisi (TAMİR-REPLASMAN),

-Koroner ve Kapak Re-operasyonları,

-Çalışan Kalpte Kapak ve Koroner baypass cerrahisi,

-Minimal invaziv kalp cerrahisi

-Karotis Cerrahisi,

-Aort Anevrizma ve Diseksiyon Cerrahisi,

-Sağ torakotomi ile Kapak re-operasyonları,

-Abdominal Aort cerrahisi,

-Yetişkin doğumsal kalp hastalıkları cerrahisi.

-Periferik damar cerrahisi

-Varis Cerrahisi

Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde ilk defa koroner bypass ve kalp kapağı ameliyatı başarıyla yapıldı. Hastanenin Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Ekim ve diğer öğretim üyeleri Prof. Dr. Ferit Çiçekcioğlu, Yrd. Doç. Burak Açıkgöz, Yrd. Doç. Dr. Yunus Keser Yılmaz, katıldığı ameliyatta Dursun Gür isimli hastanın tıkalı olan dört damarı değiştirildi ve kalp kapağında bulunan kaçak tamir edildi.


Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferit Çiçekçioğlu, öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ertan Demirdaş ve Yrd. Doç. Dr. Kıvanç Atılgan tarafından gerçekleştirilen başarılı cerrahi müdahaleyle çıkarıldı. Çiçekçioğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, hastanede by-pass ve diğer kalp operasyonlarının ardından tümör operasyonlarının da başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi.


Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Ekim ve diğer öğretim üyeleri Prof. Dr. Ferit Çiçekcioğlu, Yrd. Doç. Burak Açıkgöz, Yrd. Doç. Dr. Yunus Keser Yılmaz, katıldığı ameliyatta Dursun Gür isimli hastanın tıkalı olan dört damarı değiştirildi ve kalp kapağında bulunan kaçak tamir edildi. Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferit Çiçekçioğlu, Yozgat’ta her türlü açık kalp ve damar ameliyatının başarılı bir şekilde yapıldığını söyledi.

iletişim

İletişim Formunu Doldurarak ve İrtibat numaraları İletişime Geçebilirsiniz.

GSM:0542 623 91 11 – 0505 789 75 41

drferitcicek@gmail.com – ferit.cicekcioglu.bozok.edu.tr

 

Yasal Uyarı

Bu site sağlık hizmeti vermemektedir, kişileri bilgilendirmek ve site sahibi hakkında bilgi vermek amacı ile hazırlanmıştır. Sitedeki bilgiler hastalıkların tanı veya tedavisinde kullanılmak üzere verilmemiştir. Tanı ve tedaviler mutlaka bir hekim tarafından yapılması gereken işlemlerdir. Site içeriğinin bir şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak sorumluluk ziyaretçiye aittir.

Sayfamızı Paylaşın
YUKARI ÇIK